Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 18.01.2016 tarihli kararında (2015/7244 E., 2016/301 K.), mağdurun aşamalardaki çelişkili beyanları ve doktor raporlarının içeriği, sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan beraat etmesine neden olmuştur. Bu durum 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesiyle nasıl ilişkilidir?
Bu kararda, mağdur M.'nin aşamalardaki beyanlarındaki çelişkiler, doktor raporlarının içeriği (örn. anal muayene raporuyla ilgili uzmanın ifadesi) ve tanık beyanlarındaki farklılıklar (örn. mağdur ile sanığın samimi şekilde gülüştüğü) göz önüne alınmıştır. Yargıtay, bu delillerle sanığın cebir, hile, tehdit ya da nüfuzunu kötüye kullanarak nitelikli cinsel saldırıyı gerçekleştirdiğine dair 'şüphe oluştuğu' sonucuna varmıştır. Ceza yargılamasının temel ilkelerinden olan 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi doğrultusunda, sanığın adı geçen mağdureye yönelik suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, mahkumiyet için 'her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil' gerektiği ve delillerde çelişki veya belirsizlik varsa bu durumun sanık lehine yorumlanması gerektiği ilkesinin somut bir uygulamasını teşkil eder (CMK 223/2-e).