Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.07.2023 tarihli kararında (2022/1-535 E., 2023/312 K.), hükümlü A.D.'nin bebeğinin öldürülmesine iştirakle ilgili olarak, diğer iki sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuki niteliği ne olarak değerlendirilmiştir?
Bu kararda, mahkumiyet hükümleri kurulan diğer iki sanık (Hasan ve Selami) hakkında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı, delil yetersizliğinden beraat etmeleri gerektiği yönündeydi. Ancak Çoğunluk görüşü, bu iki sanığın nitelikli kasten insan öldürme suçunu işlediklerini kabul ederek Başsavcı itirazını reddetmiştir. Karşı oylar ise (Başkan dahil 11 üye), bu sanıklar hakkında nitelikli insan öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmesinin hatalı olduğunu savunmuştur. Gerekçe olarak, anne A.D.'nin çelişkili beyanları, diğer sanıkların suçlamaları reddetmesi, somut delil yetersizliği vurgulanmıştır. Karşı oya göre, bu delillerle en fazla TCK 281'de düzenlenen 'suç delillerini ortadan kaldırma, gizleme veya değiştirme' suçundan mahkumiyet kararı verilebilirdi, nitelikli insan öldürmeden değil. Yani, çoğunluk, dolaylı deliller ve beyanlar zincirinden hareketle cinayete iştirak kararı verirken, karşı oylar 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin ihlal edildiğini savunmuştur.