Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 08.06.2017 tarihli kararında (2017/889 E., 2017/3177 K.), cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada mağdurun hürriyetini kısıtlayan hareketlerin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu ayrıca oluşturmayacağı neden kabul edilmiştir?
Bu kararda, Yargıtay 14. Ceza Dairesi, cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağını kabul etmiştir. Gerekçe olarak, 'kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurenin hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği' belirtilmiştir. Yani, cinsel saldırı suçunun doğası gereği mağdurun hareket özgürlüğünün bir miktar kısıtlanması zorunlu olduğundan, bu kısıtlamanın suçun zor unsurunu teşkil ettiği ve ayrıca bir hürriyeti tahdit suçu oluşturmayacağı düşünülmüştür. Ancak, bu kısıtlamanın cinsel saldırı eyleminin doğal ve zorunlu sınırı aşan boyutlarda olması halinde ayrı bir suç oluşabilir.