Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 12.12.2016 tarihli kararında (2014/6013 E., 2016/8421 K.), sanığın mağdurenin küçük kızının uyanıp ağlaması üzerine eylemini bırakması 'gönüllü vazgeçme' olarak kabul edilmiş midir? Neden?
Bu kararda, sanığın mağdureye karşı cinsel saldırı eylemini gerçekleştirmeye çalışırken mağdurenin küçük kızının uyanıp ağlamaya başlaması üzerine onu bırakması ve mağdurenin bu durumu fırsat bilip yardım istemesi üzerine sanığın olay yerinden ayrılması söz konusudur. Yargıtay, bu durumu 'gönüllü vazgeçme' olarak kabul etmiştir. Gerekçesi şudur: Sanık, bu süre içerisinde 'ciddi bir engel neden olmaksızın kendi isteğiyle eylemi tamamlamaktan vazgeçen' olarak nitelendirilmiştir. Bu durumda TCK 36 uyarınca gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanmış ve sanık nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten değil, daha hafif olan basit cinsel saldırı suçundan cezalandırılmıştır. Yargıtay, bu fiili tamamlamama durumunu dışsal bir engel (çocuğun ağlaması) olarak değil, failin kendi iradesiyle vazgeçme (çocuğun varlığı nedeniyle cayma) olarak değerlendirmiştir.