Cesetsiz cinayet davalarında, Yargıtay'ın vicdani kanaati 'hukuki olmasa da vicdani sayılabilecek' bir uygulama olarak tanımlamasının temel sebebi nedir?
Makale yazarı, Yargıtay'ın 'cesetsiz cinayet' davalarında vicdani kanaati hukuki olmasa da vicdani sayılabilecek bir uygulama olarak tanımlamasının temel sebebini, 'ceset yoksa cinayet de yoktur' algısının topluma yerleşerek suç işleme eğiliminde olanları cesaretlendirmesini engelleme amacı olarak belirtir. Bu yaklaşım, aslında CMK 223/5'deki 'yüzde yüz ispat' zorunluluğunu ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesini göz ardı edebilen, varsayıma dayalı mahkumiyetlere yol açabilen bir 'pragmatik' duruş olarak eleştirilir. Yazar, bu durumun hukuki güvenlik, kanunilik, orantılılık ve eşitlik ilkelerine aykırı sonuçlar doğurabileceğini savunur. Yani, hukuk kuralları yerine, toplumun adalet beklentisini karşılama ve suçla mücadele motivasyonunun öne çıkabildiği bir durumu ifade eder.