TCK 102. maddesinde yer alan 'cinsel davranış' kavramı Yargıtay kararlarında nasıl yorumlanmaktadır? Objektif ve sübjektif görüş farkları nelerdir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/206 E., 2020/21 K. sayılı kararı, 'cinsel davranış' kavramını hem sübjektif hem de objektif görüşler ışığında değerlendirmektedir. * **Sübjektif Görüş:** Failin eyleminin 'cinsel arzuları tatmin' amacına yönelik olup olmadığına odaklanır. Madde gerekçesinde, suçun temel şeklinin oluşması için cinsel arzuları tatmin amacına yönelik davranışlar aranır. Failin saiki dışa yansıyan davranışlarıyla belirlenir. * **Objektif Görüş:** Failin kastından bağımsız olarak eylemin objektif anlamına göre değerlendirilmesidir. Tıp, antropoloji, sosyoloji verileri veya eylemin yöneldiği vücut bölgeleri (erojen bölgeler) kriter olarak alınır. TCK 102/2 (organ sokma) için bu görüş benimsenmiştir; cinsel arzuların tatmini amacı şart değildir. Yargıtay, cinsel davranışın belirlenmesinde somut olayın bütünlüğü içerisinde, failin söz ve fiilleri, eylemin yöneldiği vücut bölgeleri, kültürel, sosyolojik ve psikolojik koşulların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtir. Mağdurun cinsel bütünlüğünün ihlal edilip edilmediği, failin saikinden daha önemli kabul edilir.