Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 03.05.2017 tarihli kararında (2016/8681 E., 2017/2375 K.), mağdurun 'sanığı yakalatmak amacıyla cinsel ilişkiye rıza gösterdiğini' belirtmesi durumunda cinsel saldırı suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı nasıl değerlendirilmiştir?
Bu kararda, katılanın sanığı yakalatmak amacıyla cinsel ilişkiye rıza gösterdiğini belirtmesi ve sanığın da bu beyana istinaden katılanın evine gittiği anlaşıldığından, TCK 102. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunun 'mağdurun rızası ve iradesi dışındaki eylemler' olduğu vurgulanmıştır. TCK 26/2'de ise 'Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına dair olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez' hükmü bulunmaktadır. Bu nedenle, mahkeme, sanığın atılı suçun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığına karar vererek beraat hükmü kurmuştur. Bu durum, mağdurun rızasının (yakalatma amacı da olsa) cinsel saldırı suçunun hukuki tanımını etkilediğini göstermektedir.