Bir kişinin 'cesetsiz cinayet'ten mahkum edilebilmesi için sanığın ikrarı yeterli midir? İkrarın güvenilirliği nasıl tespit edilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #313895

Makalede ve Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere, Türk Ceza Yargılamasında ikrar mutlak bir delil değildir. Yani tek başına ikrar, mahkumiyet için yeterli görülmez; diğer delillerle desteklenmesi gerekir. Ancak, 'cesetsiz cinayet' davalarında ikrarın önemi büyüktür. İkrarın güvenilirliği şu hususlara göre tespit edilir: 1. **Ayrıntılı ve İnandırıcı Olması:** İkrarın soyut bilgiler içermemesi, olayın nasıl gerçekleştiğine dair detaylı ve tutarlı anlatımlar sunması gerekir. 2. **Gönüllülük ve Motivasyon:** Hiçbir sebep yokken, vicdan azabıyla kendiliğinden yapılan ikrarlar daha güvenilir kabul edilir. Sanığın yalan söylemek veya başkasını suçlamak için bir motivasyonunun olup olmadığı değerlendirilir. 3. **Yan Delillerle Desteklenmesi:** İkrarın HTS, PTS kayıtları, kamera görüntüleri, diğer tanık beyanları gibi yan delillerle doğrulanması gerekir. Eğer ikrardaki anlatımlara rağmen cesede veya suçun işlendiğine işaret eden başka delillere ulaşılamıyorsa, ikrarın güvenilirliği azalır ve şüphe oluşur. Yargıtay, bazı durumlarda cesedin bulunamamasının makul ve bilimsel nedenlerle açıklanabildiği hallerde (örn. uzun süre geçmiş olması, doğal koşullar) ikrara itibar edebilmektedir, ancak makale yazarı bu yaklaşıma temkinli yaklaşmaktadır (CMK 223/5 ve yaklaşık ispat yasağı).