Anayasa m. 66/3'teki 'kanunilik' ilkesi ile 5901 sayılı TVK m. 12/1-b'de yer alan '...6458 sayılı ... Kanununun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca ikamet izni alanlar...' hükmü birlikte değerlendirildiğinde, yatırım yoluyla vatandaşlık kazanımında neden bir 'dolaylı düzenleme' sorunu ortaya çıkmaktadır?
'Dolaylı düzenleme' sorunu, vatandaşlık gibi temel bir hakkın kazanılmasının, kendi ana kanununda (5901 sayılı TVK) açıkça ve doğrudan düzenlenmek yerine, başka bir kanuna (6458 sayılı YUKK) yapılan atıf yoluyla ve o kanunun da yürütme organına (Cumhurbaşkanı) bıraktığı bir yetki üzerinden dolaylı bir şekilde sağlanmasından kaynaklanmaktadır. Anayasa m. 66/3, vatandaşlık şartlarının 'kanun'la gösterilmesini emreder. Mevcut durumda, TVK'da 'şu kadar yatırım yapan vatandaş olur' şeklinde bir hüküm yoktur. Bunun yerine, 'ikamet izni alanlar' vatandaş olabilir denmekte, ikamet izni için de YUKK'a bakılmakta, YUKK ise 'Cumhurbaşkanınca belirlenecek tutarda yatırım yapanlar'a ikamet izni verilebileceğini söylemektedir. Bu zincirleme atıf, temel bir hak olan vatandaşlığın kazanılması şartlarının kanun koyucu tarafından değil, yürütme organı tarafından ve başka bir kanunun (YUKK) amacı (ikamet düzeni) için verilen bir yetki kullanılarak dolaylı olarak belirlenmesi sonucunu doğurmaktadır. Bu durum, 'kanunilik' ilkesinin lafzına ve ruhuna aykırı bir 'dolaylı düzenleme' olarak eleştirilmektedir.