Yargıtay'ın 'cesetsiz cinayet' davalarında sanığın 'psikolojik rahatsızlığı'nın, beyanlarının güvenirliği üzerindeki etkisine ilişkin yaklaşımı nedir? Bu tür bir durumda beyanlara itibar edip etmemede hangi adli tıp raporları belirleyici olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #313688

Cesetsiz cinayet davalarında sanığın beyanları, özellikle de ikrarları, delil olarak büyük önem taşır. Ancak sanığın 'psikolojik rahatsızlığı' olduğu iddiası, bu beyanların güvenirliğini doğrudan etkileyen bir faktördür. Yargıtay, bu tür durumlarda beyanlara itibar edip etmeme konusunda adli tıp raporlarının belirleyici olduğunu kabul etmektedir. **Yargıtay'ın Yaklaşımı:** * Yargıtay, bir sanığın psikolojik rahatsızlığı nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceği söylendiğinde, bu hususun Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak raporla tespit edilmesi gerektiğini belirtir. Raporda, sanığın beyanlarının geçerli olup olmadığı, akıl sağlığının yerinde olup olmadığı ve bu rahatsızlığın olayları algılama veya beyan etme yeteneğini ne ölçüde etkilediği gibi konulara açıklık getirilmelidir. * **Örnek Uygulama:** Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 24.03.2015 tarihli, 2014/2647 E. ve 2015/1750 K. sayılı kararında, maktule Ç.'nin öldürülmesi olayında, sanıklardan birisinin psikolojik rahatsızlığı nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceği iddia edilmiştir. Ancak, Adli Tıp Kurumu'ndan gelen rapora göre sanığın beyanlarının geçerli olduğunun anlaşılması üzerine, bu beyanlara itibar edilmiştir. Yani, beyanlarından dolayı bir itibar sorununun yaşanmadığı kabul edilmiştir. **Adli Tıp Raporlarının Belirleyiciliği:** * Adli Tıp Kurumu raporları, sanığın akıl sağlığı, cezai sorumluluğu ve beyanlarının muhakeme yeteneği üzerindeki etkisini bilimsel olarak değerlendiren en önemli delillerdir. Bu raporlar, sanığın suç tarihinde işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı ya da bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı (TCK m.32) gibi hususları tespit eder. * Eğer adli tıp raporu, sanığın beyanlarının akıl sağlığı sorunu nedeniyle güvenilir olmadığını gösterirse, bu beyanlar delil olarak kullanılamaz veya delil değerleri büyük ölçüde azalır. Bu, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi doğrultusunda beraat kararı verilmesine yol açabilir. **Sonuç:** Sanığın psikolojik rahatsızlığı iddiası, beyanlarının güvenirliğini etkileyen kritik bir unsurdur. Yargıtay, bu tür durumlarda Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak bilimsel raporlarla beyanların geçerliliğinin tespit edilmesini şart koşar. Bu, adil yargılanma hakkının ve delillerin hukuka uygunluğunun sağlanması açısından önemli bir güvencedir.