Yargıtay'ın 'cesetsiz cinayet' dosyalarında 'suçsuzluk/masumiyet karinesi' ve 'ispat külfeti' konularındaki tutumunu eleştirel bir yaklaşımla değerlendiriniz. Bu karinelerin, yargılamada 'itham sistemi' ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesiyle ilişkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #313687

**Suçsuzluk/Masumiyet Karinesi ve İspat Külfeti:** 'Suçsuzluk/masumiyet karinesi', Anayasa m.38/4'te ve AİHS m.6/2'de güvence altına alınmış evrensel bir ilkedir. Buna göre, bir kimse, suçu sabit oluncaya kadar masum kabul edilir. İspat külfeti ise, suçun işlendiğini ve sanık tarafından işlendiğini kanıtlama yükünün iddia makamında (Cumhuriyet Savcılığında) olduğunu ifade eder. **'Cesetsiz Cinayet' Dosyalarındaki Tutumun Eleştirel Değerlendirmesi:** 'Cesetsiz cinayet' dosyalarında, Yargıtay'ın bazı kararlarında (Sen, Cesetsiz Cinayet), suçsuzluk/masumiyet karinesi ve ispat külfeti ilkelerinin tam olarak uygulanmadığına dair eleştiriler getirilmektedir: 1. **İspat Külfetinin Tersine Dönmesi Riski:** Cesedin bulunamaması gibi maddi delil eksikliğinin yaşandığı durumlarda, bazı kararların 'varsayıma', 'sübjektif zan ve tahminlere' veya 'hayatın olağan akışına aykırılık' gibi kriterlere dayanarak mahkumiyet hükmü kurması, ispat külfetinin sanığa geçtiği algısını yaratabilir. Sanığın, suçsuzluğunu kanıtlama zorunda kalması gibi bir durum ortaya çıkabilir ki bu, itham sistemine aykırıdır. 2. **'Şüpheden Sanık Yararlanır' İlkesinin İhlali:** Yargıtay'ın, bazı dosyalarda çelişkili veya yetersiz beyanlara rağmen mahkumiyet kararı vermesi (örneğin, YCGK 05.07.2023, 2022/1-535 E., 2023/312 K. kararı ve bu karara muhalif oylar), şüphenin sanık aleyhine yorumlanmasına yol açabilir. Oysa bu ilke, 'şüphe varsa ve giderilememişse, ortada sabitlikten de bahsedilemez' der (CMK m.223/5 ve m.223/2-e). 3. **İtham Sisteminin Zayıflaması:** Türk Ceza Muhakemesi Hukuku, 'itham sistemi'ni benimser. Bu sistemde, iddia edenin (devletin) hukuka uygun yol ve yöntemlerle elde edilmiş somut delillerle sanığın suçunu yüzde yüz işlediğini kanıtlaması gerekir. 'Cesetsiz cinayet' gibi zorlu dosyalarda, 'vicdani kanaat'in 'somut delil' kavramının önüne geçmesi, itham sisteminin temelini oluşturan somut delille ispat yükümlülüğünün bir kenara bırakılmasına yol açabilir. Bu, suçsuzluk karinesinin terk edilmesi ve kolay mahkumiyet kararı risklerini beraberinde getirir. **Sonuç:** Yazara göre, 'cesetsiz cinayet' vakalarını cesaretlendirmeme gibi haklı bir saik olsa dahi, bu durum hukuki ilke ve esaslardan sapmaya yol açmamalıdır. Suçsuzluk/masumiyet karinesi, ispat külfeti ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi, adil yargılanmanın temel taşlarıdır. Yargılamada, bu karinelerin titizlikle korunması ve mahkumiyetin sadece hukuka uygun, her türlü şüpheden uzak somut delillere dayanması, hukuki güvenliğin ve adaletin tesisi için vazgeçilmezdir.