Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/7244 E., 2016/301 K. sayılı kararına göre, dini duyguların istismar edilerek elde edilen 'rıza' cinsel saldırı suçunda hukuki geçerliliğe sahip midir? Bu durumun TCK m.102/2 (nitelikli cinsel saldırı) ve TCK m.43 (zincirleme suç) hükümleri açısından nasıl değerlendirildiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #313676

Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/7244 E., 2016/301 K. sayılı kararı, dini duyguların istismar edilerek elde edilen rızanın cinsel saldırı suçunda hukuki geçerliliğe sahip olup olmadığını ele almıştır. Olayda sanık, kendini tarikat lideri olarak tanıtarak mağdurları dini gerekçelerle badelenme (cinsel organını ağza alma ve meni yutma) ve cinsel ilişkiye girmeye ikna etmiştir. **Dini Duyguların İstismar Edilerek Elde Edilen Rıza:** Mahkeme ve Yargıtay, sanığın 'dini duyguları istismar ederek mağdurların iradelerini fesada uğratıp, hile kullanmak suretiyle elde etmiş olması sebebiyle itibar edilemeyecek olan irade açıklamaları niteliğindeki ifsad edilmiş rızaları' ile gerçekleştirdiği cinsel eylemleri hukuka uygun bulmamıştır. Buradaki rıza, mağdurların hür iradeleriyle verilmiş gerçek bir rıza olarak kabul edilmemiştir, zira hile ve nüfuz kötüye kullanılarak sakatlanmıştır. **TCK m.102/2 (Nitelikli Cinsel Saldırı) Uygulaması:** * Karar, sanığın eylemlerini (oral, vajinal ve anal yollardan cinsel ilişkiye girme), mağdurlara ve mağdurelere yönelen 'nitelikli cinsel saldırı' eylemleri olarak vasıflandırmıştır. Zira TCK m.102/2, 'Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi' durumunu nitelikli hal olarak düzenler. Burada mağdurların dini inançları manipüle edilerek organ sokma eylemleri gerçekleştirilmiştir. **TCK m.43 (Zincirleme Suç) Uygulaması:** * Sanığın birden fazla mağdura karşı farklı zamanlarda (kararda 'birden fazla nitelikli cinsel saldırı eylemleri nedeniyle' ifadesiyle) aynı suç tipini işlemesi nedeniyle, TCK m.43'te düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır. Bu hüküm, 'bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda' cezanın artırılmasını öngörür. Olayda farklı mağdurlar ve birden fazla eylem olduğu için zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır. **Sonuç:** Yargıtay'ın bu kararı, mağdurun rızasının mutlak olmadığını, hile veya nüfuzun kötüye kullanılması gibi yollarla elde edilen rızanın geçersiz olduğunu ve bu tür durumların cinsel saldırı suçunu oluşturacağını açıkça ortaya koymuştur. Ayrıca, bu tür suçların birden fazla kişiye veya birden fazla kez işlenmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanabileceğini göstermektedir.