5271 sayılı CMK'nın 139. maddesi gereğince gizli soruşturmacı olarak görevlendirilebilmesi için suçun 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç' olması koşulunun istisnası nedir ve bu istisna hangi tarihten itibaren yürürlüğe girmiştir? Bu durumun öncesi ve sonrası uygulamaları, emsal kararlar üzerinden nasıl farklılaşmıştır?
CMK m.139 uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için genel kural, suçun 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç' olmasıdır (CMK m.139/4). Bu durum, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda Öngörülen Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin (ç) bendinde de vurgulanmıştır. **İstisna ve Yürürlük Tarihi:** Bu kuralın tek istisnası, 'uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti' (TCK m.188) suçlarıdır. 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile CMK m.139/7-(a)-(1) numaralı alt bendinde yer alan 'Uyuşturucu' ibaresi, 'Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın uyuşturucu' şeklinde değiştirilmiştir. **Uygulama Farklılıkları:** * **Değişiklik Öncesi (02.12.2016 Öncesi):** Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçları dahil, CMK m.139'daki tüm suçlar için gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, suçun 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi' şartına bağlıydı. Bu dönemde, örgüt faaliyeti kapsamında işlenmeyen uyuşturucu suçları için gizli soruşturmacı görevlendirilemezdi. Bu tür durumlarda, kolluk görevlileri ancak CMK m.160 vd. uyarınca 'gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisi' olarak faaliyet gösterebilirlerdi (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/328 E., 2021/312 K.). Bu, delillerin hukuka uygunluğu açısından önemli bir fark yaratıyordu; CMK 139 şartları sağlanmadığında elde edilen deliller hukuka aykırı olabiliyordu. * **Değişiklik Sonrası (02.12.2016 Sonrası):** Bu tarihten itibaren uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçları bakımından örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın gizli soruşturmacı görevlendirilmesi mümkün hale gelmiştir. Bu durum, uyuşturucu ile mücadelede gizli soruşturmacı tedbirinin uygulama alanını genişletmiştir. Emsal kararlar, bu değişikliğin önemini vurgulamaktadır. Örneğin, 2015 yılında işlenmiş örgüt faaliyeti kapsamında olmayan bir uyuşturucu suçu için CMK 139'a göre yapılan görevlendirme hukuka aykırı bulunmuş, ancak 2017'de işlenmiş benzer bir suç için hukuka uygun kabul edilebileceği belirtilmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/328 E., 2021/312 K.).