Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun cinsel taciz ve cinsel saldırı suçlarında 'gönüllü vazgeçme' (TCK m.36) hükmünün uygulanma şartlarını ve bu şartların 'elinde olmayan nedenlerle tamamlanamama' (teşebbüs) halinden farkını somut örneklerle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #313671

TCK m.36'da düzenlenen 'gönüllü vazgeçme', failin suçun icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçmesi veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlemesi durumunda teşebbüsten dolayı cezalandırılmamasını öngörür. Bu kurum, faile pişman olma ve suçu tamamlamadan topluma kazandırılma olanağı sunar. **Gönüllü Vazgeçmenin Şartları:** 1. Kasıtlı bir suçun işlenmesine yönelik olarak icra hareketlerine başlanmalı. 2. Suç tamamlanmadan önce vazgeçme gerçekleşmeli. 3. Vazgeçmenin konusu; icra hareketinin devamına, suçun tamamlanmasına ya da sonucun gerçekleşmesine yönelik bulunmalı. 4. **Vazgeçme Gönüllü Olmalı:** Fail, suçun icra hareketlerini 'isteğe bağlı olarak' terk etmeli ya da suçun tamamlanmasını veya sonucun gerçekleşmesini isteyerek önlemeli. Bu, herhangi bir dışsal veya failin kontrolü dışındaki bir engelin olmaması demektir. Failin, suçu işlemeyi sürdürme imkanı olduğu halde, bunu yapmaktan vazgeçmesi gerekir. 5. Suçun tamamlanmasının önlenmesi veya sonucun gerçekleşmesinin engellenmesi, 'failin çabalarıyla' meydana gelmelidir. Sonuç başka bir nedenle önlenmişse, kural olarak gönüllü vazgeçme oluşmaz. **Teşebbüs (TCK m.35) ile Farkı:** Teşebbüste, suçun tamamlanması veya neticenin gerçekleşmesi failin 'elinde olmayan nedenlerle' (mağdurun direnci, üçüncü kişinin müdahalesi, beklenmedik olaylar gibi) meydana gelmez. Gönüllü vazgeçmede ise, failin vazgeçme kararı tamamen kendi iradesine bağlıdır; dışsal bir engelleyici faktör yoktur. **Somut Örnekler ve Yargıtay Uygulaması:** * **Teşebbüs Örneği:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2020/93 E., 2021/319 K.; 2019/167 E., 2020/11 K.) bir sanığın, mağdurenin evine girip pijamasını indirmeye çalıştığı, vücuduna dokunduğu, ancak mağdurenin yumruk atması ve bıçak göstermesi gibi 'etkin direnmesi' veya tanığın müdahalesi üzerine eylemini tamamlayamaması durumunda, bunun nitelikli cinsel saldırıya 'teşebbüs' olduğunu kabul etmiştir. Zira fail, eylemi kendi iradesiyle bırakmamış, dışsal bir engel nedeniyle tamamlayamamıştır. * **Gönüllü Vazgeçme Örneği:** Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2016/8421 E., 2016/301 K. sayılı kararı. Sanık, mağdurenin evine girip üzerine çıkıp öpmeye çalıştığı sırada, mağdurenin küçük kızının uyanıp ağlamaya başlaması üzerine mağdureyi bırakıp uzaklaşmıştır. Yargıtay, bu durumu 'ciddi bir engel neden olmaksızın kendi isteğiyle' eylemi tamamlamaktan vazgeçme olarak değerlendirerek basit cinsel saldırı suçundan 'gönüllü vazgeçme' hükmünün uygulanması gerektiğine karar vermiştir. Burada, çocuk sesi gibi dışsal bir faktör olsa da, Yargıtay bunu failin 'kendi isteğiyle' vazgeçmesine yol açan bir etken olarak yorumlamıştır. (Bu durum, gönüllü vazgeçmenin yorumunda doktrinde de tartışmalara yol açabilir, zira bazı görüşlere göre dışsal bir etken nedeniyle vazgeçme gönüllü sayılmaz.) Bu ayrımlar, failin kastı, eylemin niteliği, dış dünyaya yansıyan davranışlar, olayın geçtiği yer ve zaman, ve engel nedenin niteliği gibi hususlar dikkatle incelenerek belirlenir.