Yargıtay'ın 'eziyet' (TCK m.96) suçu ile 'cinsel saldırı' (TCK m.102) suçu arasındaki ilişkiyi ve bu suçların bir arada işlenmesi veya birbirinin yerine geçmesi durumlarını, özellikle eşe karşı işlenen fiiller bağlamında değerlendiriniz. Şikayet şartının bu ayrımdaki önemini açıklayınız.
TCK m.96'da düzenlenen 'eziyet' suçu, bir kişiye karşı sistematik olarak ve belli bir süreç içinde işlenen, insan onuruyla bağdaşmayan, mağdurun bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine ve aşağılanmasına yol açan davranışları kapsar. TCK m.102'de düzenlenen 'cinsel saldırı' suçu ise kişilerin cinsel dokunulmazlığını ihlal eden cinsel davranışlardır. **Eziyet ve Cinsel Saldırı Arasındaki İlişki:** * Cinsel saldırı eylemleri, eğer sistematik bir biçimde ve belli bir süreç içinde tekrarlanıyor, mağdurun beden veya ruh sağlığına yönelik ciddi ve sürekli bir acı ve aşağılanma yaratıyorsa, 'eziyet' suçunu da oluşturabilir. * Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2017/889 E., 2017/3177 K. sayılı kararına ilişkin karşı oyda, eşe karşı işlenen nitelikli cinsel saldırı eylemlerinin (zorla anal/oral yoldan ilişkiye girme, şişe/salatalık gibi cisimler sokma), eğer uzun süre sistematik biçimde devam ediyorsa, TCK m.96/2-b'de düzenlenen 'eşi kasten yaralama' değil, 'eziyet' suçunu oluşturacağı belirtilmiştir. Zira kanun koyucu, belirli bir süre devam eden cinsel tacizleri dahi eziyet kapsamına almıştır. Bu durumda eziyet suçunun takibi de şikayete tabi değildir. **Şikayet Şartının Önemi:** * TCK m.102/1'deki basit cinsel saldırı ve TCK m.102/2'nin ikinci cümlesindeki eşe karşı işlenen nitelikli cinsel saldırı suçları 'şikayete bağlı'dır. Yani mağdur şikayetçi olmazsa veya şikayetini geri çekerse, kovuşturma yapılamaz veya düşer (TCK m.73/6, CMK m.223/8). * Ancak, TCK m.102/3 fıkrası kapsamında kalan nitelikli cinsel saldırı hallerinin (silahla, birden fazla kişi ile, nüfuz kötüye kullanma vb.) soruşturulması ve kovuşturulması 're'sen', yani şikayete bağlı değildir. Yargıtay'ın istikrarlı uygulaması bu yöndedir (Yargıtay 14. CD 2017/3177 K. karşı oy; CGK 2007/239 K. ve 2006/203 K.). **Çamaşır Teli Örneği ve Silah Kavramı:** * Yukarıda bahsedilen Yargıtay 14. CD'nin kararındaki karşı oyda, sanığın eylemler sırasında 'çamaşır teli' ile mağdureyi darp ederek mukavemetini kırmasının, çamaşır telinin TCK m.6/1-f-4 uyarınca 'silahtan' sayılması gerektiği savunulmuştur. Zira, çamaşır teli saldırı ve savunma amacıyla imal edilmemiş olsa bile, yaralayıcı ve bereleyici özelliği bulunması nedeniyle fiilen bu amaçla kullanılmaya elverişli olduğundan silahtan sayılmalıdır. Bu durumda, eşe karşı silahla zincirleme biçimde işlenen nitelikli cinsel saldırı suçu (TCK m.102/2, 102/3-d, 43) oluşacağından, suç 'şikayete bağlı' olmaktan çıkar. **Sonuç:** Cinsel saldırı eylemlerinin sistematik, sürekli ve mağdura ciddi acı/aşağılama veren şekilde işlenmesi, eziyet suçuna dönüşebilir ve bu durumda şikayet şartı aranmaz. Ayrıca, nitelikli cinsel saldırı suçlarının büyük çoğunluğu, şikayet şartı aranmaksızın re'sen soruşturulur ve kovuşturulur. Şikayet şartı, ceza adalet sisteminde önemli bir ayırım noktasıdır ve mağdurun iradesini koruma amacıyla konulmuş bir güvencedir, ancak ağırlaştırıcı nedenlerin varlığı bu güvenceyi kaldırabilir.