Yargıtay'ın cinsel saldırı suçlarında mağdurun yaşının belirlenmesi konusundaki yaklaşımı nedir? Bu belirlemede hangi delillere öncelik verilir ve yaş tashihi süreci nasıl işler?
Cinsel saldırı suçlarında mağdurun yaşı, suçun vasfının (TCK m.102 cinsel saldırı veya TCK m.103 çocukların cinsel istismarı) belirlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. TCK m.102 yetişkinlere, TCK m.103 ise çocuklara karşı işlenen fiilleri düzenler. **Yaşın Belirlenmesinde Yargıtay Yaklaşımı:** * Yargıtay, mağdurun yaşı konusunda şüphe veya çelişki olması halinde, yaşın ceza hükümleri bakımından tespitiyle ilgili bir sorunla karşılaşılması durumunda, mahkemenin ilgili kanunda belirlenen usule göre bu sorunu çözerek hükmünü vermesi gerektiğini vurgular (CMK m.218/2). * Mağdurun suç tarihinde 18 yaşını bitirip bitirmediği, suç vasfını doğrudan etkilediği için, bu hususun kesin olarak belirlenmesi gerekir. Yargıtay, genellikle nüfus kayıtlarını (doğum tutanağı, nüfus kaydı) esas alır. Ancak, nüfus kaydında yaş tashihine engel bir hal bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır. * Eğer nüfus kaydında bir çelişki veya yaş tashihine engel bir durum yoksa, mahkeme CMK m.218/2 uyarınca yaş tashihine karar vermeli ve bu hususu gerekçeli kararında açıkça belirtmelidir. **Örnek Uygulama ve Hatalar:** * Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/4326 E., 2018/4476 K. sayılı kararı, sanığa atılı suçun unsurlarına etkisi bakımından, suç tarihinde on sekiz yaşından büyük olduğu kabul edilen mağdurenin doğum tutanağı getirtilerek nüfus kaydında yaş tashihine engel bir hal bulunup bulunmadığının araştırılmasını, engel hal yoksa yaş tashihine karar verilip bunun gerekçeli kararda gösterilmesini gerekli görmüştür. Mahkemenin sadece sağlık kurulu raporuna dayanarak yaş tashihi yapmadan hüküm kurmasını hatalı bulmuştur. * Aynı kararda, mahkemenin basit cinsel saldırı suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verdiği halde, hüküm ve gerekçede eylemin '15 yaşını bitirmiş mağdura karşı cinsel istismar suçunu oluşturduğundan' söz ederek kararda çelişki oluşturması da bozma nedeni sayılmıştır. Bu durum, yaş tespiti yapılmadan suç vasfının hatalı belirlenmesinin ne gibi çelişkilere yol açabileceğini gösterir. Sonuç olarak, mağdurun yaşının kesin olarak belirlenmesi, cinsel saldırı suçlarında hukuki nitelendirmenin doğru yapılması ve yargılamanın adil bir şekilde sonuçlanması açısından kritik öneme sahiptir. Yargıtay, bu konuda nüfus kayıtlarına öncelik verilmesini ve usulüne uygun yaş tashihi işlemlerinin yapılmasını şart koşmaktadır.