5237 sayılı TCK'nın 102. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunda, mağdurun rızasının hukuki geçerliliği ve bu rızanın nasıl fesada uğratılabileceği konularını Yargıtay kararları ışığında tartışınız. Rızanın olmadığı durumlarda dahi suçun hukuka uygun hale gelebileceği istisnai durumlar var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #313656

Cinsel saldırı suçunun özelliği, bu suçu oluşturan fiillerin mağdurun 'iradesi dışında' gerçekleştirilmesidir. Bu suçun oluşabilmesi için, mağdurun rızasının bulunmaması veya rızasının cebir, tehdit, hile veya nüfuzun kötüye kullanılması gibi yollarla sakatlanmış olması gerekir. **Mağdurun Rızasının Fesada Uğratılması:** * **Cebir veya Tehdit:** Mağdurun direncinin kırılmasını sağlayan cebir ve şiddet (TCK m.102/4) veya tehdit yoluyla rızasının ortadan kaldırılması en yaygın yoldur. * **Hile:** Mağdurun bilgisinin eksikliği veya yanıltılması yoluyla rızasının elde edilmesi. Örneğin, tarikat lideri olduğunu iddia ederek dini duyguları istismar edip mağdurların iradelerini fesada uğratan sanığın eylemleri (TCK m.102/2, 43) nitelikli cinsel saldırı suçu olarak değerlendirilmiştir (Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2012/11328 K., 2016/301 K.). Burada, dini inançları kötüye kullanarak elde edilen rıza geçersiz sayılmıştır. * **Nüfuz Kötüye Kullanımı:** Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılmasıyla mağdurun iradesi fesada uğratılabilir (TCK m.102/3-b). Örneğin, bir hâkimin tanık üzerinde kurduğu otoriteyi kötüye kullanarak cinsel saldırıda bulunması (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/14-97 K., 2013/331 K.). * **Bilincin Yitirilmesi/Kapalı Olması:** Mağdurun bilincinin yitirilmesine neden olmak veya uyku hali dolayısıyla bilincinin kapalı olmasından yararlanmak suretiyle de bu suçlar işlenebilir. **Rızanın Olduğu Durumda Suçun Oluşmaması:** TCK m.26/2'de 'Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına dair olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez' hükmü düzenlenmiştir. Cinsel saldırı suçunun konusu mağdurun rızası ve iradesi dışındaki eylemlerdir. Dolayısıyla, mağdurun hukuken geçerli ve hür iradeye dayalı rızası varsa, cinsel saldırı suçu oluşmaz. **İstisnai Durum (Yakalatma Amacıyla Rıza Gösterme):** * Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2016/8681 E., 2017/2375 K. sayılı kararı, bu konuda dikkat çekici bir örnek sunar. Olayda katılan, sanığı yakalatmak amacıyla cinsel ilişkiye rıza gösterdiğini belirtmiş ve sanık da bu beyana istinaden katılanın evine gitmiştir. Yargıtay, bu durumda 'atılı suçun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığı'na hükmetmiştir. Çünkü cinsel saldırı suçunun en temel unsuru olan 'rızanın yokluğu' burada mevcut değildir, mağdurun iradesi fesada uğratılmamış, aksine rıza göstermiştir. Bu karar, rızanın niteliği ve amacının, suçun oluşup oluşmadığı üzerindeki belirleyici rolünü göstermektedir.