Ceset bulunamayan cinayet dosyalarında (cesetsiz cinayet), 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin uygulanması ve sanığın mahkumiyeti için 'suçun sabit olması' şartının nasıl yorumlandığına ilişkin Yargıtay'ın farklı yaklaşımlarını ve bu yaklaşımların doğurduğu hukuki sorunları analiz ediniz.
Cesetsiz cinayet dosyalarında, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi (CMK m.223/2-e) ve mahkumiyet için 'suçun sabit olması' (CMK m.223/5) şartı temel hukuki sorun alanlarıdır. Yargıtay, prensipte ceset olmadan veya kayıp şahsın öldüğünü ve ne şekilde öldürüldüğünü gösteren somut numuneler bulunmaksızın, ikrar olsa dahi kasten insan öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmemesi gerektiğini belirtirken, uygulamada somut olayda şüphenin sanık aleyhine giderilmesini mümkün kılan yeterlilikte delile ulaşılmışsa mahkumiyet kararı verildiği görülmektedir. **Yargıtay'ın Farklı Yaklaşımları:** 1. **Daha Temkinli Yaklaşım (Azınlık görüşleri ve eski kararlar):** Özellikle Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09.11.2022 tarihli kararına muhalif kalan üyeler ve Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 06.07.2007 tarihli kararı, cesedin bulunamadığı durumlarda, ölüm nedeninin kesin olarak tespit edilememesi, illiyet bağının kurulamaması ve şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğini vurgular. Bu görüşe göre, 'şüphenin yüzde yüz yenilmediği' durumlarda, varsayıma dayalı mahkumiyet hukuka aykırıdır. 2. **Daha Esnek/Pragmatik Yaklaşım (Çoğunluk kararları):** Diğer birçok Yargıtay kararı (YCGK 06.02.2020, Y1CD 04.07.2017, Y1CD 25.10.2023), özellikle 'iktirar' (sanığın suçu kabulü) ve bunu destekleyen diğer 'yan deliller' (HTS kayıtları, yer gösterme, olayın oluş şekline ilişkin tutarlı anlatımlar, aradan geçen uzun süreye rağmen maktulden haber alınamaması, cesedin aramalara rağmen bulunamamasının mantıklı açıklamaları) varsa, ceset bulunamasa dahi mahkumiyet kararı verilebileceğini kabul etmektedir. Bu yaklaşım, 'ceset yoksa cinayet de yok' algısını kırmayı ve suçluları cesaretlendirmemeyi amaçlar. **Hukuki Sorunlar:** * **CMK m.223/5'in İhlali:** 'Suçun sabit olması' şartı, hukuki kesinlik ve yüzde yüz ispat anlamına gelirken, 'vicdani kanaat' veya 'hayatın olağan akışı' gibi sübjektif kriterlerle mahkumiyete gidilmesi, bu maddenin lafzına ve ruhuna aykırıdır. * **Şüphenin Sanık Aleyhine Yorumlanması:** 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi, delil yetersizliği durumunda beraati gerektirirken, çelişkili veya yetersiz delillerin sanık aleyhine yorumlanması, itham sisteminin temel ilkelerini zedelemektedir. * **Telafisi İmkansız Zararlar:** Cesedi bulunamayan bir kişinin sonradan sağ olduğunun veya doğal yollarla öldüğünün ortaya çıkması, telafisi güç veya imkansız adaletsizliklere yol açabilir. * **Kanunilik İlkesi ve Hukuki Güvenlik:** Yorum farklılıkları ve sübjektif değerlendirmeler, kanunilik ilkesi ve hukuki güvenlik ilkesini zayıflatabilir. (Sen, Cesetsiz Cinayet)