Gizli soruşturmacının tanık olarak dinlenmesi ve bu dinlemede sanık ile müdafisinin hakları nelerdir? Yargıtay kararları ışığında, bu konudaki adil yargılanma hakkı ihlallerini ve çözüm yollarını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #313644

CMK m.139/3'e göre, gizli soruşturmacı, kovuşturma evresinde tanık olarak dinlenmesinin zorunlu olması halinde, duruşmada hazır bulunma hakkına sahip bulunanlar olmadan veya ses ya da görüntüsü değiştirilerek özel ortamda dinlenir. Bu durumda 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu'nun 9. maddesi kıyasen uygulanır. Bu düzenleme, soruşturmacının güvenliğini sağlamayı amaçlar. Ancak, Yargıtay kararları (örneğin, Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/6027 E., 2024/621 K.) bu dinleme sırasında sanık ve/veya müdafisinin tanığa soru sorma hakkının tanınması gerektiğini vurgular. Adil yargılanma hakkının (AİHS m.6/3-d) temel bir güvencesi olan 'aleyhe olan tanıklara soru sorma' hakkı, bu tür özel dinleme usullerinde de sağlanmalıdır. Eğer gizli soruşturmacı (ya da gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisi) adli kolluk görevlisi ise, tanık sıfatıyla dinlenmeleri ve CMK m.139/3 hükmü gözetilerek beyanlarına başvurulması gerekir. Sanık ve müdafisine tanıklara soru sorma olanağının tanınmaması, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir ve hukuka aykırılık teşkil eder (Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2015/15895 E., 2016/1979 K.). Yargıtay, özellikle sanığın atılı suçu kabul etmediği durumlarda, 'güven alımı' gibi eylemleri gerçekleştiren kamu görevlilerinin tanık olarak dinlenmesinin zorunlu olduğunu belirtir. AİHM de adil yargılanma hakkı kapsamında tanık sorgulama hakkının önemini vurgulamıştır (Calabro-İtalya kararı).