TCK m.102/3-e'de düzenlenen 'insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak' nitelikli hali, hangi tür ortamları hedefler ve bu ortamlarda suçun işlenmesi neden daha ağır bir yaptırım gerektirir?
TCK m.102/3-e'deki nitelikli hal, TCK m.102'nin gerekçesinde de belirtildiği gibi, özellikle yetiştirme yurtları, ceza infaz kurumları, öğrenci yurtları, okul pansiyonları, hastaneler gibi, kişilerin iradeleri dışında veya belirli bir zorunlulukla bir arada yaşadığı, genellikle kapalı ve denetimli ortamları hedefler. Bu tür ortamlarda mağdurlar, dış dünyayla bağlantıları sınırlı olabileceği, yardım çağırma imkanları kısıtlı olabileceği ve faile karşı daha savunmasız kalabilecekleri için suçun işlenmesi kolaylaşabilir. Kanun koyucu, bu tür ortamların sağladığı 'zaafiyetten' faydalanılarak işlenen cinsel saldırı suçlarını, mağdurun daha korunmasız olması ve failin bu durumu suiistimal etmesi nedeniyle daha ağır bir yaptırıma tabi tutmuştur. Amaç, bu tür hassas ortamlardaki bireylerin cinsel dokunulmazlığını daha etkin bir şekilde korumaktır.