TCK m.102(2)'de belirtilen 'vücuda organ veya sair bir cisim sokulması' suretiyle işlenen cinsel saldırı suçunda, 'sokma' eyleminin tam olarak gerçekleşmesi mi gerekir, yoksa kısmi bir giriş yeterli midir? Bu durum teşebbüs hükümlerini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #313628

TCK m.102(2)'deki nitelikli cinsel saldırı suçunun oluşması için 'sokma' eyleminin tam olarak gerçekleşmesi şart değildir. Organın veya sair cismin vücuda (vajinal, anal veya oral yoldan) az da olsa girmesi, yani kısmi bir ithal, suçun tamamlanmış sayılması için yeterlidir. Yargıtay içtihatları bu yöndedir (Örn: YCGK 2020/93 E. kararı). Eğer fail, sokma eylemine yönelik elverişli icra hareketlerine başlamış ancak mağdurun direnci, dış bir müdahale gibi elinde olmayan nedenlerle hiçbir şekilde (kısmen dahi) sokma eylemini gerçekleştirememişse, bu durumda nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs (TCK m.35) hükümleri uygulanır. Eğer fail, sokma eylemini kendi iradesiyle yarıda bırakmışsa gönüllü vazgeçme (TCK m.36) gündeme gelebilir.