Cesetsiz cinayet davalarında, sanığın tevilli ikrarı (örneğin, 'kaza oldu', 'kendimi savundum' gibi) mahkumiyet için yeterli midir? Yargıtay bu tür ikrarları nasıl değerlendirir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #313618

Tevilli ikrar, sanığın suçu işlediğini dolaylı olarak kabul etmesi ancak eylemini meşru bir nedene (meşru savunma, kaza, haksız tahrik vb.) dayandırmaya çalışmasıdır. Cesetsiz cinayet davalarında tevilli ikrar, diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Tek başına yeterli olup olmadığı somut olayın özelliklerine göre değişir. Yargıtay, sanığın savunmasının (tevilli ikrarının) hayatın olağan akışına uygun olup olmadığını, dosyadaki diğer delillerle (tanık beyanları, HTS kayıtları, olay yeri bulguları, maktulün kayboluş şekli vb.) çelişip çelişmediğini inceler. Eğer sanığın 'kaza oldu' veya 'meşru savunmaydı' şeklindeki savunması dosya kapsamıyla ve mantık kurallarıyla bağdaşmıyorsa ve aksine, kasıtlı bir öldürmeye işaret eden güçlü yan deliller varsa, mahkeme tevilli ikrarı sanığın suçluluğuna bir karine olarak değerlendirip, diğer delillerle birlikte mahkumiyet hükmü kurabilir. Ancak her durumda, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gözetilir ve sanığın savunmasının aksini ispatlayan kesin deliller aranır.