Cesetsiz cinayet davalarında, sanığın maktulü öldürdüğüne dair ikrarı bulunmasına rağmen, cesedin belirtilen yerde bulunamaması durumunda mahkeme nasıl bir değerlendirme yapmalıdır? 'Cesedin bulunamamasının mantıklı açıklaması' kriteri nedir?
Sanığın ikrarına rağmen cesedin belirtilen yerde bulunamaması, şüpheyi artıran bir durumdur ve mahkemenin bu durumu titizlikle değerlendirmesi gerekir. 'Cesedin bulunamamasının mantıklı açıklaması' kriteri, olayın özelliklerine göre değişir. Örneğin: 1) İkrar ile cesedin atıldığı iddia edilen zaman arasında çok uzun bir süre geçmişse ve cesedin atıldığı yer (deniz, ormanlık alan, akarsu vb.) doğal koşullar nedeniyle cesedin yok olmasına veya yer değiştirmesine müsaitse, bu durum mantıklı bir açıklama olabilir. 2) Vahşi hayvanların yoğun olduğu bir bölgeye atılmışsa. 3) Ceset çok küçük parçalara ayrılıp farklı yerlere dağıtılmışsa. Ancak, sanığın gösterdiği yer kolayca bulunabilecek bir yer ise ve üzerinden makul bir süre geçmesine rağmen ceset veya kalıntılarına rastlanmıyorsa, ikrarın güvenilirliği ciddi şekilde sarsılır. Mahkeme, ikrarın samimiyetini, tutarlılığını, yan delillerle desteklenip desteklenmediğini ve cesedin bulunamama nedeninin akla yatkın olup olmadığını bir bütün olarak değerlendirerek 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi ışığında bir karar vermelidir. Sırf 'zaman geçti, bulunamaması normaldir' gibi soyut bir kabul yeterli değildir.