Kolluk görevlilerinin CMK m.160 vd. uyarınca Cumhuriyet Savcısının emriyle yürüttükleri bir soruşturmada, şüpheliden kimliklerini gizleyerek uyuşturucu madde satın almaları durumunda elde edilen delillerin hukuka uygunluğu için AİHM ve Yargıtay içtihatları hangi temel sınırı çizmektedir?
AİHM (örn: Teixeira de Castro/Portekiz, Burak Hun/Türkiye kararları) ve Yargıtay içtihatları (örn: YCGK 2018/319 E.), kolluk görevlilerinin kimliklerini gizleyerek yürüttükleri bu tür operasyonlarda elde edilen delillerin hukuka uygunluğu için en temel sınır olarak 'ajan provokatörlük yasağını' çizmektedir. Yani, kolluk görevlileri, şüphelinin normalde işlemeyeceği bir suçu işlemesi için onu kışkırtmamalı, azmettirmemeli veya teşvik etmemelidir. Görevlilerin rolü, pasif bir şekilde, zaten işlenmekte olan veya işlenmeye hazır bir suçu ve failini ortaya çıkarmakla sınırlı olmalıdır. Eğer görevlinin müdahalesi olmasaydı suç işlenmeyecek idiyse, elde edilen delil hukuka aykırı sayılır ve adil yargılanma hakkı ihlal edilmiş olur.