TCK Madde 102/1'de tanımlanan 'sarkıntılık' ile aynı fıkradaki 'cinsel saldırı' suçu arasındaki temel farklar Yargıtay içtihatlarında nasıl belirlenmektedir? Eylemin süresi, yoğunluğu ve devamlılığı bu ayrımda ne rol oynar?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/47 E., 2020/244 K. sayılı kararı başta olmak üzere yerleşik içtihatlara göre, 'sarkıntılık' (TCK m.102/1, son cümle), cinsel saldırının (TCK m.102/1, ilk cümle) daha hafif bir şeklidir. Temel farklar eylemin niteliği, süresi, yoğunluğu ve devamlılığında ortaya çıkar. Sarkıntılık, genellikle ani, kesiklik gösteren, kısa süreli ve fail tarafından kendiliğinden sonlandırılan cinsel davranışlardır. Cinsel saldırı ise daha ısrarcı, devamlılık arz eden, daha yoğun ve mağdurun vücudunun farklı bölgelerine yönelik tekrarlayan temasları içerebilir. Örneğin, kalçaya bir kez dokunup kaçmak sarkıntılık sayılabilirken, mağduru tutup zorla öpmek, vücudunu okşamak gibi eylemler cinsel saldırı olarak nitelendirilebilir. Her somut olay kendi özellikleri içinde değerlendirilir.