Bir kamu görevlisinin, Cumhuriyet Savcısının emriyle, kimliğini gizleyerek ve alıcı rolüne girerek şüpheliden uyuşturucu madde satın alması durumunda, bu görevli CMK m.139 kapsamında bir gizli soruşturmacı mıdır, yoksa CMK m.160 vd. kapsamında bir adli kolluk görevlisi midir? Bu ayrımın hukuki sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #313583

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre (örn: 2018/328 E., 2021/312 K.), bir kamu görevlisinin (kolluk memuru) Cumhuriyet Savcısının emriyle (CMK m.160-161), kimliğini gizleyerek ve alıcı rolüne girerek, suça azmettirmeden veya teşvik etmeden şüpheliden uyuşturucu madde satın alması durumunda, bu görevli CMK m.139 kapsamında bir 'gizli soruşturmacı' değil, 'gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisi' olarak kabul edilir. Bu ayrımın hukuki sonuçları şunlardır: 1) CMK m.139'daki sıkı şartların (hâkim kararı, katalog suç, örgüt şartı -uyuşturucu hariç-, başka yolla delil elde edememe) varlığı aranmaz. CMK m.160 vd. genel soruşturma yetkileri yeterlidir. 2) Elde edilen deliller, görevlinin suça azmettirmemesi ve teşvik etmemesi koşuluyla hukuka uygundur. 3) Bu görevliler, gerektiğinde CMK m.139/3'teki özel usullerle değil, genel tanık dinleme usullerine göre (gerekirse kimlikleri gizlenerek) dinlenebilirler. Bu uygulama, özellikle bireysel uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlarda pratik bir çözüm sunmaktadır.