Cesetsiz cinayet davalarında 'ikrarın' delil değeri nedir ve Yargıtay kararlarında ikrarın hangi özellikleri aranmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #313576

Cesetsiz cinayet davalarında ikrar (sanığın suçu kabul etmesi) önemli bir delildir ancak tek başına mahkumiyet için her zaman yeterli olmayabilir. Yargıtay, ikrarın 'samimi', 'tutarlı', 'ayrıntılı', 'oluşa uygun' ve 'yan delillerle desteklenir' nitelikte olmasını aramaktadır. Prof. Dr. Ersan Şen'in makalesinde de belirtildiği gibi, soyut bir 'ben öldürdüm' ikrarı yeterli görülmez. Sanığın olayı nasıl gerçekleştirdiğine, cesedi ne yaptığına dair ayrıntılı ve mantıklı açıklamalar sunması, bu açıklamaların dosyadaki diğer bulgularla (HTS kayıtları, tanık beyanları, olay yeri incelemesi -kan izi, doku parçası gibi- eğer varsa) çelişmemesi beklenir. Özellikle, sanığın kendiliğinden ve bir baskı altında olmadan, vicdan azabıyla yaptığı ikrarlara daha fazla itibar edilebildiği görülmektedir. Örneğin, YCGK 2020/1-466 E. (muhalif görüş) ve YCGK 2007/1-906 E. kararlarında, ikrarın ve diğer delillerin varlığı halinde ceset bulunamasa da mahkumiyetin mümkün olabileceği kabul edilmiştir.