TCK Madde 102(3)(b) kapsamında 'kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması' suretiyle cinsel saldırı işlenmesi ne anlama gelir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #313561

TCK Madde 102(3)(b) uyarınca bu nitelikli halin uygulanması için failin, sahip olduğu kamu görevi, vesayet ilişkisi (örn: vasi-vesayet altındaki) veya hizmet ilişkisinden (örn: işveren-işçi) kaynaklanan bir nüfuzu (etki gücünü) kötüye kullanarak suçu işlemesi gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2023/417 E., 2023/673 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, sadece kamu görevlisi olmak veya hizmet ilişkisinin varlığı yeterli değildir; bu görevin veya ilişkinin mağdur üzerinde bir güç ve otorite oluşturması, mağdurun direncini kırması ve bu nedenle karşı koyamaması gerekir. Örneğin, bir doktorun muayene sırasında hastasına cinsel saldırıda bulunması durumunda, doktorun görevinin hastaya zorlayıcı bir nüfuz oluşturup oluşturmadığı somut olaya göre değerlendirilir. YCGK, doktorun hasta üzerindeki nüfuzunun bu bent kapsamında değerlendirilemeyeceğini, zira hastanın sağlık çalışanını seçme, tedaviyi reddetme gibi hakları olduğunu belirtmiştir. Bu durumda ceza yarı oranında artırılır.