Bir tapu iptali ve tescil davasında, hile (aldatma) iddiasının ispatı hangi tür delillerle mümkündür ve bu iddianın ileri sürülmesi hangi hak düşürücü süreye tabidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #31351

Hile (aldatma), bir irade sakatlığı halidir ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/12505 E. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 'her türlü delille' ispat edilebilir. Bu konuda tanık, yemin, bilirkişi incelemesi, yazılı delil başlangıcı, hatta tarafların ekonomik ve sosyal durumları gibi her türlü kanıt kullanılabilir. Muvazaa iddiasından farklı olarak kural olarak yazılı delil zorunluluğu yoktur. Hile iddiasına dayalı olarak sözleşmenin iptali hakkının kullanılması, Türk Borçlar Kanunu'nun 39. maddesi uyarınca bir hak düşürücü süreye tabidir. Buna göre, aldatılan taraf, aldatmayı (hileyi) öğrendiği tarihten itibaren 'bir yıllık' hak düşürücü süre içerisinde, karşı tarafa yönelteceği bir irade açıklaması, defi yoluyla veya dava açmak suretiyle bu hakkını kullanmalıdır. Bu süre geçtikten sonra hile iddiası dinlenmez.