Evlilik birliği içerisinde eşlerden birinin, diğerinin kişisel verilerini (örneğin telefon mesajları) onun rızası olmaksızın ele geçirip boşanma davasında delil olarak kullanması, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarına göre nasıl bir hukuki sonuç doğurur?
Bu durum, TCK'nın 132-136. maddeleri arasında düzenlenen özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçları (örneğin TCK m. 136 - Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme) oluşturabilir. Anayasa Mahkemesi'nin 2018/30296 başvuru numaralı B.Y. kararına göre, eşlerin birbirine karşı özel hayat alanlarının bulunmadığı varsayımı kabul edilemez ve bu şekilde elde edilen deliller hukuka aykırıdır. Hukuka aykırı deliller, HMK m. 189/2 uyarınca boşanma davasında hükme esas alınamaz ve eylemi gerçekleştiren eşin cezai sorumluluğu gündeme gelebilir. (Kaynak: evlilik-birliginde-ozel-hayata-saygi-hakkinin-kapsami-ve-kisisel-alan.html)