Uzlaştırma sürecinin yargının iş yükünü azaltma amacı açısından, 'gereksiz yere faydasız uzlaştırma işlemi yapılmaması' ilkesini Yargıtay'ın 8. Ceza Dairesi'nin 2019/10898 K. sayılı kararı üzerinden açıklayınız. CMK m. 253/6'nın buradaki rolü nedir?
Uzlaştırma, yargının iş yükünü azaltmak amacıyla öngörülen alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Ancak bu kurumun amacına hizmet edebilmesi için, faydasız uzlaştırma girişimlerinden kaçınılması esastır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2019/10898 K. sayılı kararında, mala zarar verme suçunda sanıkların uzlaşmak istediğini beyan etmesine rağmen katılanın zararının giderilmesi halinde uzlaşmak istediğini bildirdiği, ancak uzlaştırma girişiminin başarısız olduğu ve müştekinin şikayetini devam ettirdiği olayda, yeniden uzlaştırma yoluna gidilmesinin bir fayda sağlamayacağı ve yargılamayı gereksiz yere uzatacağı belirtilerek yerel mahkemenin kabul ve takdirinde isabetsizlik görülmemiştir. CMK m. 253/6, 'Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır' hükmüyle, belli durumlarda uzlaştırmanın zorunlu olmadığını belirterek gereksiz uzatmaların önüne geçmeyi amaçlar. Karar, uzlaştırmanın her durumda zorunlu bir formalite olmaktan ziyade, gerçekçi bir çözüm potansiyeli taşıması gerektiğini vurgular.