Kripto paralar üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin 'uluslararası' düzeydeki takibi ve vergilendirilmesi neden zordur? Bu zorlukların üstesinden gelmek için ulusal hukuk düzeyinde hangi düzenlemeler yetersiz kalmaktadır?
Kripto paralar üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin uluslararası düzeydeki takibi ve vergilendirilmesi zordur çünkü: 1) İşlemlerde gerçek kimlik bilgilerinin kullanılması zorunlu değildir, bu da işlemlerin kimler tarafından yapıldığının tespitini zorlaştırır. 2) Merkezi bir otorite veya banka aracılığıyla yapılmadıkları için ulusal ve uluslararası para hareketleri gibi kolay takip edilemezler. 3) Kazancın vergilendirilmesi noktasında da net bir yasal çerçeve bulunmamaktadır. Bu zorlukların üstesinden gelmek için ulusal hukuk düzeyinde yapılan mevcut düzenlemeler (örn. 6493 sayılı Kanun ve TCMB Yönetmeliği) yetersiz kalmaktadır. 6493 sayılı Kanun, kripto parayı elektronik para olarak tanımadığından denetim imkanı sunmamaktadır. TCMB Yönetmeliği ise sadece yasaklayıcı nitelikte olup, düzenleyici ve vergilendirici bir mekanizma içermemektedir. Bu durum, kaynağı ve sahibi Türkiye'de olmayan kripto para sisteminin, uluslararası düzenleme ve işbirliği olmadan kesin kurallara ve düzene kavuşturulmasını zorlaştırmaktadır. Türkiye'den yapılan yurtdışı kripto para alımlarında ne kadar dövizin yurttan çıktığı veya vergi kaybının ne olduğu bilinmemektedir (sen.av.tr/tr/makale/kripto-para).