Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2017/7135 K. sayılı kararı uyarınca, marka hakkına tecavüz suçunda, kanun değişikliği öncesinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı hallerde, kanun değişikliği (6763 sayılı Kanun) sonrasında uzlaştırma prosedürünün uygulanması zorunlu mudur? 'Bir hakkın doğmadan önce kullanılması söz konusu olamayacağından' ilkesinin buradaki rolü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #312583

Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2017/7135 K. sayılı kararına göre, kanun değişikliği (6763 sayılı Kanun) öncesinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmayan marka hakkına tecavüz gibi suçlarda, kanun değişikliği sonrasında uzlaştırma prosedürünün uygulanması zorunludur. Kararda, 'bir hakkın doğmadan önce kullanılması söz konusu olamayacağından, uzlaşma teklifinin hukuken geçerli olmadığı' belirtilmiştir. Bu durum, uzlaşmanın 'maddi ceza hukuku kurumu' niteliği taşıması ve 'hükümlünün lehine olan kanunun uygulanması' ilkesi (TCK m. 7/2) gereği, yeni kanuni düzenlemenin geçmişe yürüyerek lehe hükümlerin uygulanmasını zorunlu kılmasıdır. Dolayısıyla, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle CMK m. 253'te yapılan değişiklikle, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlardan çıkarılma gibi durumlarda, uzlaştırma kapsamına alınan suçlar için geriye dönük olarak uzlaştırma uygulanması gerekmektedir, zira önceki teklif hukuken geçerli sayılmaz.