Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunda (TCK m. 98) mağdurun 'canlı' olması şartının önemi nedir? Ölü bir cesede rastlama durumu bu suçun kapsamına girer mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #312581

Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunda, mağdurun 'canlı' bir gerçek kişi olması şarttır. Suçun maddi konusu, 'yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimse'dir. Dolayısıyla, mağdurun 'yaşayan' biri olması gerekir. Yargıtay'ın eski 765 sayılı TCK'nın 476. maddesine atıfla yaptığı gerekçede de 'Bir mecruha veya sair tehlikede bulunan bir kimseye yahut ölü veya ölüye benzer bir cesede tesadüf edipte mümkün olan yardımı yapmakta veya derhal ait olduğu daireye veya Hükümet memurlarına malumat vermekte ihmal eden kimse hakkında dahi aynı ceza tertip olunur' denilse de, yeni TCK m. 98'in gerekçesinde mağdurun kendini idare edemeyecek durumda olan 'kimse' olması vurgusu canlı bir varlığı ifade eder. Ölü bir cesede rastlama ve bildirmeme, bu suçun güncel tanımına doğrudan uymayabilir; ancak, ölüye benzer bir durumun canlı olabileceği şüphesi varsa ve bildirilmezse suç oluşabilir. TCK 98'in ana amacı tehlikedeki canlıyı korumaktır.