Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/458 E., 2017/3825 K. sayılı kararında, TCK'nın 32/2 maddesi kapsamında davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış sanık hakkında müdafi huzurunda sorgu yapılmadan hüküm kurulmasının savunma hakkı kısıtlaması olarak değerlendirilmesinin özel gerekçesi nedir?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/458 E., 2017/3825 K. sayılı kararında, TCK'nın 32/2 maddesi kapsamında 'işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu' üniversite hastanesinden alınan raporla tespit edilen sanık hakkında, mahkemece CMK'nın 191 ve 147. maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak atanmış müdafii huzurunda sorgusu yapılmadan sadece müdafii tayiniyle yetinilerek yargılamaya devamla hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirilmiştir. Özel gerekçe, sanığın akıl sağlığı durumunun hassasiyetidir. Davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış bir kişinin, müdafiinin etkin hukuki yardımı olmaksızın savunmasını tam olarak yapamayacağı ve haklarını kullanamayacağı varsayılır. Bu durum, 'zorunlu müdafilik' hallerinin amacını ve müdafiin varlığının bir şekilden ibaret olmaması, fiilen etkin bir yardım sağlaması gerektiği ilkesini vurgular.