Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2012/3168 E., 2014/1048 K. sayılı kararında, alkollü olan maktulün sulama kanalına düşmesi olayında, sanığın durumu derhal ilgili makamlara bildirmek yerine cinsel ilişkiye girmesi ve olayı geç bildirmesi, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek TCK m. 85/1'den (taksirle ölüme neden olma) değil, TCK m. 98/2'den (yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sonucu ölüm) cezalandırılması gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, failin kastı ve hukuki yükümlülüğü açısından nasıl bir değerlendirme içermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #312526

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2012/3168 E., 2014/1048 K. sayılı kararında, sanığın maktulün sulama kanalına düştüğünü görmesine rağmen, durumu derhal ilgili makamlara bildirmek yerine başka bir yerde cinsel ilişkiye girmesi ve olayı geç bildirmesi nedeniyle ölümün gerçekleşmesi olayında, mahkemenin taksirle ölüme neden olma (TCK m. 85/1) suçundan karar vermesi 'suç niteliğinde yanılgı' olarak değerlendirilmiştir. Yargıtay, sanığın TCK m. 98/1 delaletiyle TCK m. 98/2 (yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi) gereğince cezalandırılması gerektiğini belirtmiştir. Bu karar, failin doğrudan ölüm kastı olmasa bile, kanuni yardım ve bildirim yükümlülüğünü kasten ihmal etmesi sonucu ölümün meydana gelmesi durumunda TCK m. 98'in ağırlaşmış halinin uygulanacağını göstermektedir. Sanığın kişisel bir menfaat (cinsel ilişki) uğruna bildirim yükümlülüğünü geciktirmesi, 'yardım etmeme' kastının varlığına ve dolayısıyla suçun kasıtlı ihmal yönüne işaret etmektedir. Burada ölüm, doğrudan sanığın eyleminin (örn. itme) değil, yardım yükümlülüğünün ihmalinin ağırlaşmış sonucudur.