Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2019/13594 E., 2020/4184 K. sayılı kararında, uyuşturucu kullanımı sonucu fenalaşan arkadaşına geç müdahale eden sanığın TCK m. 98'den mahkumiyetine karar verilmesi, suçun oluşumu açısından hangi hususları vurgulamaktadır? Sanığın motivasyonunun (soruşturmaya maruz kalma düşüncesi) karardaki yeri nedir?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2019/13594 E., 2020/4184 K. sayılı kararında, sanığın birlikte uyuşturucu kullandığı arkadaşının fenalaşması üzerine, rahatsızlığın uyuşturucu kullanımından kaynaklandığını zannederek 'durumun anlaşılması halinde soruşturmaya maruz kalacağı düşüncesiyle' olaydan iki saat sonra 112'yi araması ve bu arada ölümün gerçekleşmesi nedeniyle TCK m. 98'den mahkumiyetine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Bu karar, suçun oluşumu açısından şu hususları vurgular: 1) Mağdurun 'kendini idare edemeyecek durumda' olması (uyuşturucu intoksikasyonu nedeniyle fenalaşması). 2) Failin 'hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeme ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeme' ihmali. 3) Failin motivasyonunun (soruşturmadan kaçma) suçun manevi unsurunu (kastı) ortadan kaldırmadığı, aksine ihmal fiilinin kasten işlendiğini gösterdiği. Yani, sanığın kendi aleyhine sonuç doğuracağı düşüncesiyle yardımı geciktirmesi, suçun kasıtlı ihmal unsurunu oluşturmuştur. Bu durum, TCK m. 98'deki 'kendi kendisini veya bir başkasını tehlikeye sokmadan' yardım etme koşulunun dolaylı bir ihlalidir.