Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/509 K. sayılı kararında, sanık hakkında düzenlenen iddianamenin sorgusuna geçilmeden önce okunmaması ve CMK 147. maddedeki hakları konusunda bilgilendirilmemesinin, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğu belirtilmiştir. Bu durumun, CMK m. 176'da düzenlenen iddianamenin tebliği ve duruşma günü arasındaki süre ile ilişkisini açıklayınız.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/509 K. sayılı kararında, iddianamenin okunmaması ve CMK 147. maddedeki hakların bildirilmemesi, savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul edilmiştir. Bu durum, CMK m. 176'da düzenlenen iddianamenin çağrı kağıdı ile birlikte sanığa tebliği ve tebliğ ile duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması zorunluluğu ile yakından ilişkilidir. Kanun koyucu bu düzenlemelerle, sanığın üzerine atılı suçu ayrıntılarıyla öğrenmesi ve savunmasını en iyi şekilde kullanabilmesi için yeterli zaman ve imkan sağlanmasını amaçlamıştır. İddianamenin okunması, sanığın isnadı tam olarak anlaması ve buna göre savunmasını hazırlaması için CMK m. 191 gereği mutlak bir zorunluluktur. Bu usulü eksiklikler, adil yargılanma hakkını ihlal eder ve kararın bozulmasını gerektirir.