Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2015/29009 E., 2017/9960 K. sayılı kararında, kaçak elektrik kullanımında 'derhal beraat kararı verilmesi gereken bir durum bulunmadığı halde, sanığın savunması alınmadan hüküm kurulması' neden bozma nedeni sayılmıştır? Bu durum, CMK m. 193/2'nin yanlış yorumlanmasıyla nasıl ilişkilidir?
Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2015/29009 E., 2017/9960 K. sayılı kararında, kaçak elektrik kullanımında 'derhal beraat kararı verilmesi gereken bir durum bulunmadığı halde, 5271 sayılı CMK’nın 193/2. maddesine yanlış anlam verilerek aynı Kanun’un 191. ve 147. maddeleri gereğince sanığın savunması alınmadan, delil takdiri yapılarak, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması' bozma nedeni sayılmıştır. CMK m. 193/2, sanık hakkında toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da davanın yokluğunda bitirilebileceği hükmünü taşır. Ancak Yargıtay, bu hükmün yalnızca 'derhal beraat' gibi durumlarda, yani delil takdirine gerek kalmadan açıkça beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olduğunu vurgular. Delil takdirinin ve yargılama faaliyetinin gerekli olduğu durumlarda sanığın sorgusunun yapılması ve savunmasının alınması mutlak bir zorunluluktur. Bu, savunma hakkının kısıtlanması ve adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelir.