Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2016/14099 E., 2018/5403 K. sayılı kararında, sanığın hiç savunmasının alınmadan yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması, CMK'nın hangi maddelerine aykırılık teşkil etmektedir? Bu durumun 'savunma hakkının kısıtlanması' olarak nitelendirilmesinin önemi nedir?
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2016/14099 E., 2018/5403 K. sayılı kararında, sanığın hiç savunmasının alınmadan yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması, 5271 sayılı CMK'nın 191. ve 147. maddelerine aykırılık teşkil etmektedir. CMK 191, duruşmanın başlaması ve sanığın sorgusunun nasıl yapılacağını düzenlerken, CMK 147 ise ifade ve sorgunun tarzını, şüphelinin/sanığın haklarını belirler. Bu durumun 'savunma hakkının kısıtlanması' olarak nitelendirilmesi büyük önem taşır; çünkü savunma hakkı, adil yargılanma hakkının temel ve vazgeçilmez bir unsurudur. Savunma hakkının kısıtlanması, usul hukuku açısından telafisi mümkün olmayan bir ihlal olup, genellikle kararın bozulmasını gerektiren mutlak bir sebeptir. Bu tür bir ihlal, hükmün hukuki geçerliliğini doğrudan etkiler.