Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.04.2018 tarihli ve 1188-167 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığın sorgusu yapılmadan, soruşturma evresindeki ifadelerine atıfta bulunulması ve mahkeme tarafından aydınlatıcı soru yöneltilmemesi, usulüne uygun sorgu yapıldığından söz edilemeyeceğini ve savunma hakkı kısıtlaması olduğunu kabul etmektedir. Bu durum, muhakeme usulünün hangi temel ilkesine aykırıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #312498

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.04.2018 tarihli ve 1188-167 sayılı kararında belirtilen bu durum, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden 'doğrudanlık (vasıtasızlık)' ve 'yüzyüzelik' ilkelerine aykırıdır. Doğrudanlık ilkesi, mahkemenin kararını sanığı ve delilleri bizzat görerek, dinleyerek ve değerlendirerek vermesini gerektirir. Soruşturma evresindeki ifadelere atıf yapılması, bu ilkenin ihlali anlamına gelir. Ayrıca, sanığa iddia konusu eylemin aydınlatılması açısından hiçbir soru yöneltilmemesi, sanığın savunma hakkını fiilen kullanmasını engeller ve 'adil yargılanma hakkı'nın da kısıtlanması anlamına gelir. CMK madde 191/3-d bendinde duruşmada sanığın açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde usulüne göre sorgusunun yapılacağı düzenlenmiştir. Bu kararda, usule uygun sorgunun maddi gerçeğe ulaşma ve savunma hakkını güvence altına alma açısından kamu düzenine ilişkin emredici bir kural olduğu vurgulanmaktadır.