CMK m. 147'de yer alan 'müdafi seçme hakkı'nın kapsamını ve bu hakkın tanınmaması durumunda yargılama sürecindeki etkisini Yargıtay kararları üzerinden analiz ediniz. Müdafiin hazır bulunma imkanının hukuki önemi nedir?
CMK madde 147'nin (c) bendi, şüpheli veya sanığa müdafi seçme hakkının bulunduğu, hukuki yardımından yararlanabileceği ve müdafiin ifade/sorgusunda hazır bulunabileceği bildirilir. Müdafi seçecek durumda değilse ve talep ederse baro tarafından görevlendirme yapılır. Bu hak, adil yargılanma hakkının temel bir güvencesidir. Bu hakkın tanınmaması veya müdafiin ifade/sorguda bulunmasının engellenmesi, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir ve Yargıtay tarafından mutlak bozma nedeni sayılır. Örneğin, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/458 E., 2017/3825 K. sayılı kararında 'CMK’nın 191 ve 147. maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak atanmış müdafii huzurunda sorgusu yapılmadan sadece müdafii tayiniyle yetinilerek yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması' bozma nedeni olarak belirtilmiştir. Müdafiin hazır bulunması, şüphelinin haklarının korunması, hukuka aykırı uygulamaların önlenmesi ve delillerin doğru şekilde toplanması açısından kritik öneme sahiptir.