Kripto paraların çalınması eyleminin Türk Ceza Kanunu'ndaki mevcut hırsızlık hükümleri (özellikle TCK m. 142/2-e ve 141) kapsamında değerlendirilme potansiyelini tartışınız. Bu konudaki 'kanunilik' ilkesi ve 'kıyas yasağı' arasındaki dengeyi açıklayınız.
Kripto paraların çalınması eylemi için Türk Ceza Kanunu'nda doğrudan bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, 'Bitcoin' türü bir sanal malvarlığının çalınması, TCK m. 142/2-e'de düzenlenen 'hırsızlık suçunun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi' nitelikli hali kapsamında değerlendirilebilir. TCK m. 141/1, 'taşınır bir malın bulunduğu yerden alınmasını' hırsızlık olarak tanımlar. Burada 'mal' kavramının 'dijital malvarlığı'nı kapsayıp kapsamadığı tartışmalıdır. Hükmün gerekçesi 'mağdurun zilyetliğinden doğan tasarruf haklarının kullanmasının olanaksız hale gelmesi'ni esas almaktadır. Bilişim sisteminde bulunan bir verinin izinsiz başka yere gönderilmesi, hırsızlık olmasa da, bu yolla başkasına ait para üzerinde zilyedinin tasarruf olanağını kaldırarak, paranın başka yere gönderilmesi hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilmelidir. Bu yorum, 'suçta ve cezada kanunilik' prensibine aykırı değildir ve 'kıyas yasağı'nı ihlal etmez, çünkü bilişim sistemleri aracılığıyla gerçekleştirilen fiillerin kanunun amacına uygun yorumuyla mevcut hükümler altına alınması amaçlanmaktadır. Ancak, 'kanunilik' ilkesi gereği kripto parayı açıkça kapsayan yeni bir düzenlemenin yapılması lüzumu tartışmasızdır (sen.av.tr/tr/makale/kripto-para).