Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunda 'bildirim' yükümlülüğünün kapsamını ve yerine getirilme tarzını açıklayınız. Başkalarının yardım veya bildirimde bulunması, failin sorumluluğunu ortadan kaldırır mı? Yargıtay kararlarından örneklerle açıklayınız.
Bildirim yükümlülüğü, hal ve koşullara göre en uygun yöntemin tercih edilerek yükümlülüğün gecikmeye mahal vermeksizin ilgili makamların bilgisine iletilmesidir. Bu, iletişim araçlarıyla, el kol hareketleriyle, yazılı veya sözlü olarak yapılabilir. İlgili makamlar, soruşturma yapmakla görevli adliye ve kolluk makamları ile durumu adli makamlara bildirmekle yükümlü diğer resmi kurumlardır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/51746 E., 2015/40859 K.). Başkalarının yardım veya bildirimde bulunması, failin yardım veya bildirimde bulunmasını gereksiz kılmışsa, bu durumda bu suçun oluştuğundan söz edilemez. Örneğin, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/5844 E., 2018/5668 K. ve 2013/7135 E., 2014/1999 K. sayılı kararlarında, trafik kazası sonrası mağdurun olay yerinde tanıklar tarafından hemen hastaneye götürülmesi durumunda, sanığın yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Bu durum, suçun tehlike suçu niteliğini vurgular ve tehlikenin başkaları tarafından bertaraf edildiği hallerde failin sorumluluğunun düşeceğini gösterir.