TCK madde 98'de tanımlanan yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunun genel tehlike suçlarından ayrılan yönünü ve manevi unsurunu açıklayınız. Failin kasta veya taksire dayalı fiiliyle mağdurun yardıma muhtaç hale gelmesi, bu suçun oluşumunu nasıl etkiler?
TCK madde 98, yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunu tanımlar. Bu suç, genel tehlike suçlarından farklı olarak, belirli bir kişiye yönelik yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihmalini esas alır, genel bir tehlike yaratma amacı taşımaz. Manevi unsuru kasttır; yani fail, mağdurun kendini idare edemeyecek durumda olduğunu ve yardım veya bildirimle tehlikenin ortadan kaldırılabileceğini bilmesine rağmen bu yükümlülükleri yerine getirmemeyi istemelidir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/51746 E., 2015/40859 K.). Failin kasta veya taksire dayalı fiiliyle mağdurun yardıma muhtaç hale gelmesi durumunda, failden yardım veya bildirimde bulunması beklenemez ve bu durumda fail yalnızca işlediği asli suçtan (örneğin kasten yaralama, taksirle öldürme) sorumlu olur (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/51746 E., 2015/40859 K.). Ancak, olaya sebebiyet veren kişi, yardımı kendiliğinden üstlenip başkalarını engeller ve yine de yardımı gerçekleştirmezse bu suçtan sorumlu tutulabilir.