Kasten öldürme suçunda, failin TCK m. 29 kapsamında 'haksız tahrik' indiriminden yararlanabilmesi için, kendisine yönelen haksız fiilin 'öldürme' eylemiyle orantılı olması gerekir mi? Haksız tahrikteki 'hiddet veya şiddetli elem' unsurunun anlık bir tepki olmasının önemini açıklayınız.
Haksız tahrik indiriminden yararlanabilmek için, maruz kalınan haksız fiil ile işlenen suç arasında meşru müdafaadaki gibi bir 'orantı' şartı aranmaz. Çok ağır bir hakaret veya basit bir müessir fiil dahi, failin psikolojisi üzerindeki etkisine göre haksız tahrik nedeni sayılabilir. Önemli olan, bu haksız fiilin fail üzerinde 'hiddet veya şiddetli elem' yaratmış olması ve suçun bu psikolojik durumun etkisi altında işlenmesidir. Ancak, 'hiddet veya şiddetli elem' unsurunun, eylemin haksız fiilden hemen sonra, anlık bir tepkiyle veya bu tepkinin etkisi henüz geçmeden işlenmesini gerektirmesi kritik öneme sahiptir. Eğer fail, haksız fiilden sonra araya zaman girmesine rağmen soğukkanlılığını koruyarak, plan yaparak hareket ederse, bu durum haksız tahrik değil, TCK m. 82'deki 'tasarlama' veya 'kan gütme' gibi nitelikli hallere vücut verebilir. Dolayısıyla, haksız tahrik, iradeyi zayıflatan ani bir psikolojik tepkiyi gerektirirken; tasarlama veya kan gütme, aksine iradenin kötülük yönünde sebat etmesini ifade eder ve bu iki durum bir arada bulunamaz.