Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/686 E. sayılı kararında, kardeş olan iki sanığın savunmasının aynı müdafii tarafından yapılmasının menfaat çatışması oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu durumun Avukatlık Kanunu ve CMK açısından dayanakları nelerdir ve 'menfaat çatışması'nın varlığı nasıl tespit edilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #312440

Bu durumun hukuki dayanakları, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/1. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 152. maddesidir. Avukatlık Kanunu m. 38/1-b, avukatın 'aynı işte menfaati zıt olan bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa' sonraki işi reddetmek zorunda olduğunu belirtir. CMK m. 152 ise, aynı müdafiin, 'aralarında menfaat çatışması bulunması halinde' birden fazla şüpheli veya sanığın müdafiliğini üstlenemeyeceğini düzenler. Menfaat çatışmasının varlığı, somut olayın özelliklerine göre tespit edilir. Yargıtay kararında da belirtildiği gibi, 'aynı öldürme eyleminin failleri olarak yargılanan sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlar' menfaat çatışmasının en belirgin olduğu hallerdir. Örneğin; - Sanıklardan birinin suçu diğerinin üzerine atmaya çalışması, - Sanıklardan birinin savunmasının (örneğin, 'ben sadece yardım ettim, asıl o vurdu' demesi) diğerinin hukuki durumunu ağırlaştırması, - Sanıkların eyleme katılım dereceleri veya rolleri konusunda farklı beyanlarda bulunmaları, gibi durumlarda tek bir müdafiin her iki sanığın da menfaatini aynı anda ve tam olarak koruması imkansızlaşır. Bu, etkili savunma hakkının (CMK m. 147/1-c) ihlali anlamına gelir ve mutlak bozma nedenidir.