Bir sahtecilik eyleminin TCK m. 211 kapsamında değerlendirilebilmesi için failin sübjektif durumu (niyeti) nasıl olmalıdır? Failin, kanıtlamak istediği olayın gerçekliği konusunda yanılması halinde bu madde uygulanabilir mi?
TCK m. 211'in uygulanabilmesi için failin amacı (sübjektif durumu), haksız bir çıkar sağlamak değil, 'gerçek bir durumu belgelendirmek' veya 'hukuki bir ilişkiye dayanan bir alacağı ispat etmek' olmalıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu maddenin uygulanması için kanıtlanmak istenen olayın veya alacağın objektif olarak mutlak surette gerçek olması şart değildir. Önemli olan, failin 'iyi niyetle' bu olayın veya alacağın doğruluğuna inanmasıdır. Yani, fail, var olduğuna inandığı bir hakkı veya durumu belgelemek amacıyla hareket etmelidir. Eğer fail, makul ve mazur görülebilir bir şekilde, belgelendirmek istediği durumun gerçekliği konusunda bir hataya düşmüşse, bu durum TCK m. 211'in uygulanmasına engel teşkil etmez. Önemli olan, failin kastının sahtecilik yaparak haksızlık yaratmak değil, mevcut olduğuna inandığı bir hakkı ortaya koymak olmasıdır. (Bkz. Yargıtay 11. Ceza Dairesi E: 2011/7894, K: 2013/9165).