Çekişmeli bir boşanma davasında, dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra mahkemenin taraflara delillerini sunmaları için verdiği iki haftalık kesin sürenin kaçırılmasının hukuki sonucu nedir? Bu süreden sonra yeni bir delil (örneğin yeni bir tanık) gösterilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #312430

HMK m. 145 uyarınca, mahkemenin delillerin sunulması için verdiği kesin sürenin kaçırılması, o delile dayanma hakkının kaybı sonucunu doğurur. Yani, taraflar bu süre içinde bildirmedikleri bir tanığı daha sonra dinletemez veya sunmadıkları bir belgeyi dosyaya koyamazlar. Bu kuralın amacı, yargılamanın makul sürede tamamlanmasını sağlamak ve 'iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağını' somutlaştırmaktır. Ancak bu kuralın iki önemli istisnası vardır: 1) Gecikmenin tarafın kusurundan kaynaklanmayan haklı bir sebebe dayanması halinde, taraf eski hale getirme (HMK m. 95) talebinde bulunabilir. 2) HMK m. 145/1'in son cümlesi uyarınca, sonradan delil gösterilmesi 'yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya tarafın kusuru olmaksızın daha önce ileri sürülememişse' hakim bu delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir. Ayrıca, kamu düzenini ilgilendiren konularda (örneğin velayet) hakim, tarafların talebi olmasa bile re'sen delil toplayabileceğinden, bu konularda delil sunma yasağı daha esnek yorumlanabilir. Ancak kural, kesin sürenin kaçırılmasıyla o delile dayanma hakkının kaybedilmesidir.