Yargıtay kararlarında, eşlerin birbirlerinin sosyal medya hesap şifrelerini bilmeleri veya ortak bilgisayar kullanmaları, bu ortamlardaki özel yazışmaların diğer eş tarafından boşanma davasında delil olarak kullanılmasını hukuka uygun hale getirir mi? 'Müşterek özel hayat' kavramının sınırlarını bu bağlamda değerlendiriniz.
Hayır, tek başına hukuka uygun hale getirmez. Eşlerin birbirlerinin şifrelerini bilmesi veya ortak cihaz kullanması, birbirlerinin özel iletişim içeriklerini sınırsızca denetleme veya rızaları dışında üçüncü kişilerle (mahkeme dahil) paylaşma hakkı vermez. Bu durum, en fazla veriye 'erişimin' hukuka aykırı olmadığını gösterebilir, ancak verinin 'kullanılması ve ifşa edilmesi' eylemlerini hukuka uygun kılmaz. 'Müşterek özel hayat' kavramı, eşlerin birlikte yürüttükleri aile yaşamına ilişkin konuları kapsar. Ancak her eşin, evlilik birliği içinde dahi, üçüncü kişilerle yaptığı özel yazışmaları gibi kendine ait bir 'bireysel özel hayat alanı' vardır. Bir eşin diğerinin şifresini bilmesi, bu bireysel özel alana girme konusunda genel ve zımni bir rıza olarak yorumlanamaz. AYM'nin B.Y. kararında da vurgulandığı gibi, 'eşlerin birbirlerine karşı özel hayat alanlarının bulunmadığı sonucuna varılmasına neden olacak şekilde yaklaşımlar' Anayasal güvencelere aykırıdır. Dolayısıyla, bu tür yazışmaların rıza dışı olarak boşanma davasına sunulması, TCK m. 132 (Haberleşmenin Gizliliğini İhlal) ve m. 134 (Özel Hayatın Gizliliğini İhlal) suçlarını oluşturabilir ve bu deliller HMK m. 189/2 uyarınca hukuka aykırı sayılır.